USD/TRY ABD DOLARI / TL
Alış    Satış
EUR/TRY EURO / TL
Alış    Satış
GBP/TRY STERLİN / TL
Alış    Satış
GAU/TRY GR ALTIN / TL
Alış    Satış
29 Temmuz 2021 Perşembe 16:57

'Yalnız kaldık'

'Yalnız kaldık'

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, 'Enflasyon Raporu 2021-III' bilgilendirme toplantısında konuştu. 

Enflasyonun 2021 sonunda yüzde 14,1 olarak gerçekleşeceğini, 2022 sonunda yüzde 7,8'e, 2023 sonunda ise orta vadeli hedef olan yüzde 5 seviyesine gerileyerek istikrar kazanacağını tahmin ettiklerini dile getiren Kavcıoğlu, “Böylece 2021 yıl sonu enflasyon tahminini 1,9 puanlık güncellemeyle yüzde 12,2'den yüzde 14,1'e yükselttik” açıklamasında bulundu.

Son dönemde küresel enflasyonun artmasının Türkiye'de de enflasyonun artışında etkili olduğuna dikkati çeken Kavcıoğlu, şöyle devam etti:

“Enflasyonla ilgili piyasa davranışları bozulmuş durumda. Bunun kontrol edilebilir hale gelmesi için ortak mutabakatın sağlanması lazım. Enflasyon konusunda TCMB yalnız kalmış durumda. Sıkı para politikası duruşumuzdan taviz vermeden enflasyonla mücadelemizi sürdüreceğiz ama toplumsal mutabakat anlamında bütün odaların, etkin kurumların aktif olması ve destek vermesi lazım. Çünkü bugün piyasada oluşan fiyatlama, enflasyonu doğru şekilde yansıtmıyor. Bizim çalışmalarımız var, bunları da ileride paylaşacağız. Emtia fiyatlarından, döviz kuru geçişkenliğinden kaynaklandığı söyleniyor ama buna baktığımız zaman hiç ilgili olmayan sektörlerde de fiyat artışlarını görüyoruz. Para politikası konusunda bizi eleştirmeye devam edin, sorun yok ama enflasyonla mücadelemizde bizi desteklemeniz ve diğer bu mücadele içinde olması gereken kurumları da öne çıkarmanızı rica ediyorum. Bunun ülke açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.”

Küresel Enflasyon Etkiledi

Kavcıoğlu, enflasyonda daha erken düşüş beklediklerini ancak küresel enflasyon artışından Türkiye'nin de etkilendiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Emtia fiyatlarındaki artışlar, arz kısıtları, tedarik zincirindeki aksamalar, navlun ücretlerindeki artışlar, bunların hepsi Türkiye’nin daha önceden başlattığı sıkı para politikası sonuçlarının gecikmesine neden oldu. Bugün kur uzun süredir dengeli bir şekilde gidiyor. İnşallah olumlu mesajlarla daha da iyi bir noktaya gelecek. Nisan-mayıs ayında kapanma olmasaydı, turizm cari açığa ve kura katkı yapmış olsaydı, belki çok daha önceden enflasyon düşüşe geçecekti. Küresel gelişmeler, bizim daha önceden başlattığımız sıkı para politikası duruşumuzun sonuçlarını biraz geciktirse de önümüzdeki aylardan itibaren enflasyonda belirgin bir düşüşün olacağını ifade ediyoruz."

"Herkes üzerine düşeni yapmalı"

Enflasyonla mücadelede atılması gereken adımlara ilişkin soru üzerine Kavcıoğlu, Bankanın enflasyonla mücadelede para politikası anlamında gerekli ve yeterli mücadeleyi verdiğini düşündüğünü söyledi.

Bankanın, enflasyonun düşmesi noktasında para politikasının gereklerini son derece önemli ve sıkı şekilde yerine getirdiğini belirten Kavcıoğlu, ancak yılbaşından beri yapılan zamlarla Türk lirasının değer kaybı arasında müthiş bir ayrışma olduğunu, zamların, Türk lirasındaki değer kaybının üzerinde gerçekleştiğini bildirdi.

Kavcıoğlu, TCMB'nin, para politikasıyla bu sorunu tek başına çözmesinin zor göründüğüne işaret ederek şu ifadeleri kullandı:

"'Bu konuda yalnız kaldık' derken, sahada vatandaş, odalar, kurumlar, firmalar anlamında bunun çok net şekilde içselleştirilmesi ve bu konuda herkesin mücadele vermesi gerekiyor. Merkez Bankası, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı olarak müthiş bir mücadele vermeye çalışıyoruz. Her şeyi serbest piyasa içinde hareket ettirmeye çalışıyoruz. Odalara çok büyük görev düşüyor. Onların enflasyon konusunda biraz daha mücadeleci olmasını, firmaların daha duyarlı daha makul oranlarda zamlar yapmalarını özellikle rica ediyoruz. Yapılan zamlara bakınca 'falanca zam yaptı ben de yapayım' şeklinde dönüyor. Bunların kendi içinde dengelenmesi gerekir. Bunun için de mikro düzeyde çalışmalar yaparak, bu işleri hep beraber toplumsal mutabakat şeklinde çözmemiz lazım. Bunun bir yapısal sorun şeklinde algılanarak herkesin üzerine düşeni yapması gerektiği anlamında söylüyorum. Para politikasıyla çözülemeyecek durumda olduğunu ifade etmek istiyorum."