USD/TRY ABD DOLARI / TL
Alış    Satış
EUR/TRY EURO / TL
Alış    Satış
GBP/TRY STERLİN / TL
Alış    Satış
GAU/TRY GR ALTIN / TL
Alış    Satış
24 Ağustos 2020 Pazartesi 00:00

Bursa Bebek-Çocuk Sektörü Durum Analizi

Bursa Bebek-Çocuk Sektörü Durum Analizi

Geçen yazımda Endüstri 4.0'ın Bursa'daki güncel durumundan bahsetmiştim.

Bu yazımda da sizlerle Bebek-Çocuk sektörünün Bursa'daki durumunu paylaşacağım. Zira sektör, özellikle son 10 yıllık periyotta hızla yol kat ederek, başta Avrupa bölgesi olmak üzere Ortadoğu ve Rus pazarında ilk sıralara yerleşti. Bu durum sadece Bursa ihracatına değil, Türkiye'nin dış ticaret rakamlarına da pozitif etki etti.

Bizde sektörün nabzını tutmak ve mevcut durumunu saptamak için ilgili paydaşlarla nitel bir çalışma(görüşme) gerçekleştirdik.

Birçok farklı görüş, farklı yaklaşımlar söz konusu olsa da sektörün temel noktalarını gün yüzüne çıkararak bir şema oluşturduk (SWOT Analizi / Yazının alt kısmında).

Elde ettiğimiz veriler sektörün birçok güçlü yana ve fırsatlara sahip olmasına karşın, hala kronikleşen sorunları olduğunu ve birçok tehdit unsurunu barındırdığını gün yüzüne çıkarmıştır. Bu hususlar sizler için maddeler halinde aşağıda belirtilmiştir.

1.Başta tekstil sektörü olmak üzere Türkiye’nin öncü olduğu birçok sektörde işletmeler maliyetlerini düşürebilmek, nitelikli üretim yapabilmek ve bu malları mümkün olduğunca ihraç etmeyi amaçlamaktadır. Böylelikle gerek sektörün nezdinde gerekse bu sektörde ilişkili olan alanlarda büyüme artacak ve nitelik açısından faklı bir sürece evrilme yaşanacaktır. Bu yönüyle bakıldığında ihracatta belli bir seviyeye ulaşan ve bunun neticesinde iyi bir konumda olan sektör, birçok firmanın, birçok ülkeye ve farklı yapıdaki pazarlara hitap etmesi sonucu uluslararası anlamda bilinirliğini ve yetkinliğini arttırmıştır. Bu durum sektörün ulaşamadığı ancak ulaşmayı hedeflediği birçok yeni pazar için referans niteliği taşımaktadır.

 

2.Sektörün ivmelenmesinde rol oynayan ve firmalarca fırsat olarak değerlendirilen önemli hususlardan biri, 2016 yılında BEKSİAD ve BTSO’nun ortak girişimiyle başvurusu yapılan ve Ticaret Bakanlığınca onaylanan Bebe-Çocuk UR-GE(Uluslararası Rekabeti Geliştirme) projesidir. Bu proje sayesinde sektör temsilcileri kendi markalarını uluslararası platformlarda sunma fırsatı bulmuş, bu sayede sektörün gelişiminde öncü rol oynamışlardır. Bu ve buna benzer olarak sektörün gelişimine yönelik sağlanan devlet destekleri (iş seyahati desteği, ofis desteği, alım heyeti desteği, ürün tasarımcısı desteği, yurt içi fuar desteği, işletme geliştirme desteği vb.), bir çok firma için “doping” niteliğindedir denmesi çok da yanlış olmamasına rağmen bu destekler sürecinde yaşanan bürokratik zorluklar da firmaların sitem ettiği durumlardan biridir.

 

Bursa Bebe-Çocuk sektörü her ne kadar son 10 yılın yükselen sektörü olarak görülse de, bundan sonraki zaman dilimlerinde yükselen ivmesini sürdürülebilmesi ve daha ileri noktalara ulaşabilmesi için mevcut olan sorunları bir an önce çözüme kavuşturarak ülke dışına dönük var olan rekabet edilebilirlik seviyesini koruyabilmesi gerekmektedir. Zira bu olmadığı taktirde sektörün gelişen ve maliyetlerde tasarruf sağlayan ülkelere karşı tutunabilmesi zor görülmektedir. SWOT analiziyle elde edilen veriler ışığında saptanan en önemli sorun “Eğitim” olarak görülmekte, Devletin başta teknik liseler olmak üzere, meslek yüksekokullarının sektöre yönelik eleman yetiştirme konusunda hızlı bir şekilde aksiyon alması gerektiği ve bu kurumların niteliğinin arttırılması talep edilmektedir. Özellikle modelist/stilist sayısının sektörde çok az bulunması ve acilen bu kişilerin yetiştirilmesine yönelik eylem planı oluşturulmasının yanı sıra, vasıfsız eleman istihdamında öncelikli olarak Türk vatandaşlarının seçilmesi ve bu bağlamda devlet kanalıyla ilgili politikaların yürürlüğe sokulmasının önemi gün yüzüne çıkmıştır. Zira üretim yapan işletmeler, gerek maliyet unsuru, gerekse yetkinlik anlamında Suriyeli vatandaşları daha çok tercih ettikleri görülmüştür. Öyle ki sektör temsilcileri Suriyelilerin geri gönderilmesi durumunda sektörün çok büyük sıkıntıyla karşılaşacağını belirtmişlerdir. Bu durum kaygan zeminde yer alan sektörün, Suriyeliler ile ilgili alınacak siyasi bir kararda ağır sonuçlara katlanmasına sebep olabilir.

 

İşletmelerin tehdit olarak nitelendirdiği ve şirketleri pek çok yönden zor durumda bırakan hususların başında “Politik ve Ekonomik Süreçler” gelmektedir. Bu durum gerek siyasi krizler/anlaşmalar olarak, gerekse ekonomide meydana gelen ani değişimler olarak gün yüzüne çıkmaktadır. Birçok firmanın geleceğe dönük planlama yapmasının önünü tıkamakta ve/veya nihai olarak şirketin iflasıyla sonlanmakta olan bu süreç, sektörün kaygan bir yapıda olmasının en önemli yapıtaşıdır. Bunun yanı sıra son yıllarda daha yoğun olarak karşılaşılan vergi artışları; enerji(elektrik, doğalgaz), otoyol ücretleri(köprü, otoban) ve taşımacılıkta meydana gelen zamlar işletmelerin belini büken ve acil önlem alınması gereken bir diğer husustur.

 

Merdiven altı diye tabir edilen ve herhangi bir tüzel kişiliği olmadan piyasada varlığını sürdüren üretim yerleri bulunmaktadır. Sektörün birçoğunun çözüm bulunmasını istediği bu durum sebebiyle piyasada bulunan ve resmi olarak tüm yükümlülüklerini yerine getiren birçok firmanın, maliyetler açısından dezavantajlı konuma düştüğü gözlemlenmiştir. Gerek kalite açısından, gerekse rekabet edilebilirlik noktasında sektöre negatif etki eden bu durum sebebiyle ileriye dönük olarak risk oluşturması çok muhtemeldir.

 

 

Not :

1- Bu araştırma Covid-19 sürecinin başlangıcından kısa bir süre önce gerçekleştirilmiştir.

2- Çalışma ile ilgili detaylara ilgili dosyanın 192-206. Sayfalarından ulaşmak mümkündür(https://d5d9044a-7b4a-4f75-852f-4646c3028d44.filesusr.com/ugd/614b1f_a1ba049bda25453bb21045c12d626027.pdf)

Yazarın Diğer Yazıları