USD/TRY ABD DOLARI / TL
Alış    Satış
EUR/TRY EURO / TL
Alış    Satış
GBP/TRY STERLİN / TL
Alış    Satış
GAU/TRY GR ALTIN / TL
Alış    Satış
05 Temmuz 2021 Pazartesi 00:49

DEĞERLİ MAVİYEMİŞ (BLUEBERRY) YETİŞTİRİCİLERİ

DEĞERLİ MAVİYEMİŞ (BLUEBERRY) YETİŞTİRİCİLERİ

Ülkemiz meyve üretimi imkanları açısından son derece zengin bir mikro-klima ve toprak özelliklerine sahip bir ülkedir. Ülkemize has özelliklere sahip meyvelerimiz olduğu gibi dünyada çok tercih edilen birçok meyvenin de üretimi ülkemizde yapılmaktadır. Dünyada bilinen adıyla Blueberry / Türkiye’deki adıyla Maviyemiş de bunlardan biridir.

Üretilen meyvenin sadece iç piyasada satışını hedefleyerek yetiştiriciliğini yapmak doğru değildir zira yıllar içerisinde arz talep dengesi bozulacak ve ürünün fiyatı düşecektir. İhracatı yapılmayan ve sürekli üretimi artan bir meyve bir süre sonra karsız bir ürün haline gelecektir.

Öte taraftan tarımsal üretim, başarılı bir satış ayağı olmadan gelişemez ve bir süre sonra varlığını sürdüremez hale gelir. Yetiştirilen ürün, tüketici istekleri ve pazarın talepleri doğrultusunda kendine bir yol bulur ve bu yolda üretici her daim gerek üretim teknikleri, çeşit, ambalaj ve lojistik alanlarında kendini geliştirmek ya da geliştirenlerle birlikte olmak zorundadır.

Buradan hareketle Türkiye’de MAVİYEMİŞ üretimi maalesef kontrol dışı ve bünyesinde birçok yanlışlarla beraber büyütmektedir ve korkarım bu büyüme kontrol altına alınamaz ise bir süre sonra yapılan tüm bu yatırımlar milli servet kaybına yol açacaktır.

Gördüğüm yanlışlıklar şunlardır;

1. Tarım Bakanlığı bu konuya ülkenin gelecekteki üretim potansiyeli ve kırsal kalkınmaya olan katma değeri açısından bakamamakta, konunun önemini kavrayamamaktadır. Rutin politikaların içerisine koyarak destek verdiklerini düşünmekte ancak bu ürün üzerinde ayrı bir strateji ve politika geliştirilmesi gereken bir ürün olduğunu görememektedir.

2. Otoritenin farkında olmadığı bu ürünün gelişimi için sadece ferdi ve birtakım şirketlerin çabaları ile üretim bu noktaya gelmiştir ancak bu üretimler birbirinden tamamen farklı, standartı olmayan ve disipline edilmemiş üretimler olduğu İçin standart dışı üretim şekli hakimdir.

3. Yurtdışından danışmanlık alarak bu ürünün fidan ve danışmanlığını sunan bir takım firmalar da maalesef çok yüksek fiyatlarla piyasada çalışarak gereksiz bir enflasyon oluşturmaktadır. Onlar da ödedikleri maliyete bakarak haklı olduklarını düşünmektedirler.

4. Çeşitli yerlerden lisanslı / lisansız fidanları temin ederek üretim yapan küçük üreticiler de ürünün piyasada oluşan köpüklü satış fiyatına bakarak yüksek fiyatlarla satma yolunu tercih etmektedirler.

5. Ürünlerin üretiminde bir standart olmadığı gibi tarladan sofraya gelene kadar olan süreçte de maalesef kontrol dışı bir faaliyet vardır.

6. ‘’Mal bu, ister al ister alma’’ düşüncesi artık kalmadı. Ürünün satışını belirleyen üretici değil artık tüketicidir. Tüketicinin tercihi de sadece ürün değil ürünün üzerindeki elbisenin yani ambalajının da çekiciliğidir. Çekicilikten de öte ürünün kalitesine pozitif katkı yapan ambalaj tekniğidir.

7. Şu anda Türkiye’de yetiştirilen tüm maviyemişler bize çoğunluğu Polonya ve Hollanda dan gelen lisans süresi bitmiş, serbest kalmış çeşitlerin ya da birkaç lisanslı çeşidin Türkiye de üretilmesi suretiyle elde edilen fidanlardan üretilmektedir. Bu gidişat bizi her daim yurtdışına fidan konusunda bağımlı hale getirmektedir.

Ne yapılmalıdır ?

1. Bakanlık eliyle tüm çeşitlerin bitkilerinin koleksiyonu derhal oluşturulmalıdır.

2 Yerli çeşitler koruma altına alınıp kurulacak bir mükemmeliyet merkezi eli ile bu yerli çeşitler ıslah edilip bize ait çeşitlerin oluşturulması ve çoğaltılması sağlanmalıdır.

3. Maviyemiş üretimine, muhafazasına, taşınmasına, paketlenmesine ve satışına standart getirilmeli ve sıkı sıkıya denetlenmelidir.

4. Türkiye’de üretilecek olan maviyemişlerin fidanları üretici birlikleri ya da oluşturulacak birimler tarafından sertifikalı ve eğitimi verilerek satılmalıdır. Sertifikalı ve eğitim almayanların dışında maviyemiş üretimine izin verilmemelidir.

Ekteki fotoğrafa bakmanızı rica ediyorum. Soldaki ürün standart üretimi yapılan ve bu standartlara uygun pazara sunulan bir üründür. Sağdaki ise bugün önemli bir market zincirimizde satışa sunulan maviyemiştir. Artık kendimizi tekrar etmekten vazgeçelim. Öğrenilmiş çaresizliklerimizi terkedelim. Günlük kazanç stratejileri ile tarımda bugüne kadar yeterince zarar gördük. Hiç değilse bu sefer bu ürünü heba etmeyelim. Bu ürün dünyada bu şekilde üretilmiyor ve pazara sunulmuyor. Bunun farkında olalım. Ürün azken alıcısı çok olur ve fiyatı da pahalı olur. Sanmayın ki bu hep böyle gidecek. Bu ürün çoğaldığı anda bu fiyatlara kimse satamayacak. Bu sebeple ürün miktarı çoğalırken aynı anda ürünün pazardaki konumunu ve yurtdışına satış fırsatlarını da oluşturmamız lazım. Ancak bunu yapabilmek için ne bugünkü çeşitleri devam ettirmeyi ne de standart dışı ambalajları kullanmayı düşünememeliyiz. Kısa yoldan gidip çok para kazanma hayali yerine uzun ve istikrarlı yoldan gidip sürekli kazancı seçmeliyiz. Bu ürün 120 yıldır Kuzey Amerika’da yetişiyor ve satılıyor. Hatırlatmak isterim ki artık bu ürün çeşidine bakarak müşteriler tarafından talep edilen ve yüzbinlerce ton sanayiye tedariği yapılan bir ürün haline gelmiştir.

KÜÇÜK OLSUN BENİM OLSUN YERİNE BÜYÜK OLSUN HEPİMİZİN OLSUN diyelim

Yazarın Diğer Yazıları