USD/TRY ABD DOLARI / TL
Alış    Satış
EUR/TRY EURO / TL
Alış    Satış
GBP/TRY STERLİN / TL
Alış    Satış
GAU/TRY GR ALTIN / TL
Alış    Satış
14 Haziran 2023 Çarşamba 12:13

Ekonomisi Güçlü, Dirençli Kentler Nasıl Oluşmalı?

Ekonomisi Güçlü, Dirençli Kentler Nasıl Oluşmalı?

Yaşadığımız acı deneyimler, Türkiye'nin önümüzdeki süreçte gerçek gündeminin deprem öncesi ve sonrası yapılması gerekenler olduğunu gözler önüne serdi. Bu konuda her bir yurttaşın sorumluluklarının olduğu gerçeğiyle yüzleştik. Bu işi sadece devlete, yerel yönetimlere bırakmak çözüm değil, sorumluluktan kaçıştır. Bilginin üretilmesi kadar, ona ihtiyaç duyulanlar ile paylaşılması da gerekli. Ancak ihtiyaç duyulan nitelikli bilginin, dirençli bir kentsel ortam için uygulamaya geçmesi ise bütün bunlardan daha önemli. Bunun için konunun uzmanlarına, karar vericilere, uygulayıcılara, topluma görevler düşüyor.   


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın başkanlığını yaptığı Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği'nin 39. Olağan Meclis Toplantısı Kütahya Belediyesi'nin ev sahipliğinde yapıldı. Konumuza geçmeden önce şu bilgilendirmeyi yapalım. Yoncalı Gülümser Hatun Termal Otel'de gerçekleşen toplantının konusu ‘Deprem ve Deprem Sonrası Sağlıklı ve Dirençli Kentler Oluşturulması’ oldu. Sempozyumun birinci oturumda: Şehir Sağlığı, Yerel Yönetimler ve Sağlığın Geliştirilmesi, Şehirlerde Yönetim Bilimi, Şehirleri Anlamak, Şehirde Yaşam, Şehir Sağlık Profili ele alınırken ikinci oturumda ise Depremle Baş Etmek, Yerelden Deneyimler konunun uzmanlarınca anlatıldı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği'nin toplantısında ortak kanı, büyükşehirlerde kontrolsüz nüfus artışının ciddi sorunları da beraberinde getirdiği görüşünde birleşildi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, konuşmasına başkanlara şu öneride bulunarak başladı. “Deprem kuşağındaki ülkemizin, bizler yerel yöneticileri olarak bir numaralı gündem maddemiz deprem ve iklim değişikliği olmadır.” Bunun için de şehirlerimizi geleceğe hazırlamalıyız vurgusunu yapan Başkan Aktaş, şunları söyledi: "Özellikle büyükşehirlerde yaşanan hızlı nüfus artışı eşitsizliklerin, sosyoekonomik sorunların artmasına, şehir imkânlarının azalmasına neden oluyor. Belediyeler olarak herkes için sağlıklı yaşam standardı sağlamak, sağlıklı ve sürdürülebilir toplumlar yaratmak zorundayız."

Gerecekten de öyle. Çünkü deprem, sadece meydana geldiği bölgeleri değil hissedilmediği şehirleri ve tüm Türkiye'yi bir şekilde etkilemiştir. Dolayısıyla kentsel dirençlilik, bir kentin ya da bölgenin deprem hasarlarına karşı ne kadar hazır olduğunu ve ne kadar dirençli olduğunu ifade etmektedir. Bir kenttin dirençliliği; o kenttin yerel yapı standartlarına, inşaat tekniklerine ve sismik risklerine bağlıdır. Ayrıca kentsel planlama, altyapı, acil durum yönetimi ve toplumun bilinçlendirilmesi gibi faktörler de etkilidir. Depremin hemen ardından kanser tedavisi görmesine rağmen gittiği Hatay bölgesinde 4 ay boyunca görev yapan Kütahya Valisi Ali Çelik’in sempozyumda depremin ortaya çıkardığı dayanışma ruhuna vurgu yaptığı anekdotları katılımcılarla paylaşması önemliydi. Sempozyumun ikinci oturumda ise Depremle Baş Etmek ve Yerelden Deneğimler başlıkları bölümünde ise Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Ahmet Bayhan sunum yaptı. Büyükşehir Belediyesi'nin deprem öncesi yaptığı çalışmaları anlatırken Bursa'nın sağlıklı geleceğinin kentsel dönüşüm olarak belirlediklerini aktardı. Ayrıca yine Büyükşehir Belediyesi'nin deprem sonrası Gaziantep ve Antakya'da depremzedelerin başta barınma olmak üzere normal yaşama adapte olmalarına yönelik üstlendiği koordinasyon çalışmalarını sinevizyon eşliğinde özetledi. Toplantının son bölümünde ortak noktada birleşilen sorunlardan birinin de veri paylaşımının önemine dikkat çekildi. Şöyle ki, deprem olan şehrin yöneticilerinin de depremzede olasılığına karşı başka illerden yardıma gidenlerin öncelikli müdahale edecekleri öncelikli yerler konuşunda bilgi alacakları muhatap bulamadığıdır. Bu gibi durumların yaşanmaması için deprem bölgesindeki komşu illerin öncesinden aralarında veri paylaşımı yapması halinde yardıma gidecek görevlilerin depremi yaşayan kent hakkında dijital ortamda bilgilerin elinde bulunması hayati önem oluşturan çalışma olacağı görüşünde birleşildi.

 

BTSO HİMAYESİNDE ÇOK ÖNEMLİ ETKİNLİK

Depremle birlikte hayatımıza giren önemli bir kavram da güçlendirme… Bu alanda teknolojik gelişmeleri, bilim insanlarını iyi okuyup analiz etmemiz gerekiyor. İşte bu konu özelinde geçen hafta İstanbul’da 2 gün süren önemli bir Arama Toplantısı gerçekleştirildi. Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO tarafından yürütülen Türkiye’nin en önemli teknolojik dönüşüm projelerinden BUTEXCOMP, kompozit malzeme ve teknik tekstilin, depreme dayanıklı yeni binaların yapımında ve mevcut binaların güçlendirilmesinde kullanımının artırılması için yol haritasını belirledi.

 

‘Depremlere Karşı Binaların Güçlendirilmesi İçin Kompozit Malzemelerin ve Teknik Tekstillerin Kullanımı’ başlıklı Arama Toplantısında ‘durum analizi'nden sonra, depreme dayanıklı yapılar için kompozit ve teknik tekstil kullanımının artırılmasına yönelik taslak bir yol haritası ve eylem planı hazırlanması için yapılması gerekenler, paralel grup çalışmaları ile ortaya çıktı. Bu toplantıda BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak’ın yaptığı “BUTEXCOMP projemizle depreme dayanıklı yeni binaların yapımında ve mevcut binaların güçlendirilmesinde kompozit malzeme ve teknik tekstillerin kullanımının artırılması için yeni bir yol haritası hazırlamayı hedefliyoruz. Bu çerçevede sektör paydaşları ve alanında uzman isimlerin katılımıyla düzenlediğimiz arama toplantımızın önemli çıktılar sağladığını düşünüyorum.” ifadeleri çok önemli. 

 

Yine BUTEXCOMP Proje Operasyon Koordinasyon Birimi Direktörü Prof. Dr. Mehmet Karahan’ın “Bu alanda mevzuatların ve standartların nasıl oturtulması gerektiği, bu işle ilgili kimlerin çalışma yapması gerektiği, eğitim bazında neler yapılabileceği, söz gelimi inşaat mühendisliği bölümünde konuyla ilgili derslerin açılması, 2 yıllık meslek yüksekokullarının güçlendirme odaklı programların açılması gibi konuları çalıştaylarda tartışmaya devam edeceğiz. İstanbul'daki Arama Toplantısı'nda çok değerli bir rapor elde edilecek. Bu raporu da uygulanması dileğiyle ilgili mercilere sunacağız.” sözleri de yol haritasının ana hatlarını ortaya koymuş oldu.


Özetle ekonomik açıdan güçlü bir şehrin yolu güçlü altyapı ve kentsel yapılaşmadan geçiyor. Bilimin aklı ile hareket ederek depreme ve her türlü afete dirençli kentler oluşturmalıyız.
Velhasıl, nasıl iyi oluruz, nasıl daha dirençli ve dayanıklı bir kentte yaşamak için neler yapmalıyız?
Bu sorularına cevap verebildiğimiz ve de verdiğimiz cevapları uyguladığımız bir gelecekte buluşmak dileğiyle.

Yazarın Diğer Yazıları