USD/TRY ABD DOLARI / TL
Alış    Satış
EUR/TRY EURO / TL
Alış    Satış
GBP/TRY STERLİN / TL
Alış    Satış
GAU/TRY GR ALTIN / TL
Alış    Satış
28 Kasım 2022 Pazartesi 14:20

İnsanın Kaderine Meydan Okuması Ve Endüstri 5.0

İnsanın Kaderine Meydan Okuması Ve Endüstri 5.0

 

İnsanlık tarihi her zaman bir meydan okuma tarihi olmuştur. Zamana, mekâna, besin ve salgın hastalıklara karşı insan sürekli mücadele içinde olmuştur. Evrende determinizme karşı aklıyla meydan okuyan tek varlık, insandır. Bunda önemli aşamalar kat etmiştir. Zamanın akışına karşı hızlı giden araçlar, mekânsal şartlara ve yerçekimine karşı güvenli barınaklar ve uçan aletler, besin tedarikine karşı yeni hibrit tohumlar, salgın hastalıklara karşı yeni ilaçlar keşfetmiştir.

 

İnsanlık tarihi belli bir hayal, bilgi ve tecrübe sonucunda şekillenmiştir. Ütopyalar, distopyalar ve bilimsel teoriler bunun için yazılmıştır.

 

Atalarımızın daha konforlu bir yaşam hayali ve isteği olmasaydı, bugün insanlık tarihi daha geri bir yerde olurdu.

 

İnsanın evrenin sırlarını keşfetmeye yönelmesi, ona hep yeni fırsatlar sunmuştur. Başka bir tabirle; insanoğlu, kıyıyı gözden kaybetmeye başladığı günden bu yana hep yeni kıyılar keşfediyor.

 

Bugün kullandığımız alet ve makinalar; doğada hem gücümüze güç katmış, hem de iş yapma ve zihinsel düşünce yapımızı kökten değişime ve dönüşüme uğratmıştır.

 

Bilimsel gelişme ve ilerlemeler döngüsüne baktığımızda bazen üst yapının alt yapıyı, bazen de alt yapının üst yapıyı belirlediğini görüyoruz.

 

Makine ile insan arasındaki ilişki; insanın hem iş yapma potansiyelini, hem de zihinsel ve bedensel imkân ve kabiliyet sahasının gelişmesine de yeni olanaklar sunmuştur. Özellikle günümüzde bilimsel sahada görülen en önemli gelişme, insanın kendi doğasına karşı geliştirmiş olduğu genetik mühendisliğinin ulaştığı evredir.

 

İnsanın kendi doğasına karşı meydan okuması, insanlık tarihinde yeni bir aşamadır. Bu, her şeyi değiştirecek yeni büyük bir oyun anlamına gelmektedir. İnsan; artık beslenme biçimini, yaşam şeklini ve bazı organlarının işlevlerine karşı fiziksel ve kimyasal olarak müdahale edebilecek bir evreye ulaşmıştır.

 

Günümüzde insanoğlunun en büyük mücadelesi, kendi varlığına karşı geliştirmiş olduğu biyoteknolojik gelişmedir. Bunun insana hem yeni imkânlar sunduğu gibi, hem de yeni tehlikelere ve toplumsal eşitsizliğe de sebebiyet vereceği ortadadır.

 

İnsanlık, bugün yepyeni bir aşamanın arifesindedir. Daha az besin, daha sağlıklı bir yaşam ve daha uzun ömürlü bir hayat isteğinin insanı farklı mecralara doğru sürükleyeceği kesindir.

 

İhtiyaçlar ile icatlar arasında hep doğrusal bir ilişki var ola gelmiştir. İhtiyaçlar, hep icatları tetiklemiştir.  Maslow’un ‘İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ teorisine göre insanın yeryüzündeki arayışı dört temel ihtiyaç üzerinde cereyan etmiştir. Ateşin keşfedilmesi (beslenme, güvenlik), tohumun bulunması (beslenme), aletlerin kullanılması (barınma, güvenlik), yün ve ağaç liflerinden yararlanma (giyinme) sayesinde insanoğlu varlığını devam ettirebilmiştir. Beşinci ihtiyaç kategorisi ise insanın ‘kendisini gerçekleştirme’ ihtiyacıdır. Günümüzde saygınlık, onur ve kişisel tatmin düzeyin derecesi tüm diğer ihtiyaçları baskılayacak bir seviyeye ulaşmıştır. Onun için bu evre ‘insanın insanlaşma sürecinin başladığı yer’ olarak da gösterilebilir. İnsanoğlu bugün ise biyomoleküller sahasındaki gelişmeler neticesinde kendi sınırlarına karşı meydan okuyacak bir aşamaya evrilmiştir. Kendi kendini onaran hücreler, yapay yeni organlar ve zihinsel gelişmeyi tetikleyen ilaçlar bu yeni dönemin nüveleri sayılır.

 

İnsanlık tarihine baktığımızda değişimi ve dönüşümü sağlayan en büyük icatlar, yine insanın eliyle icat etmiş olduğu alet ve edevatlardır.

 

İngiltere’de 1712’de buharlı makinanın icadıyla birlikte sanayi devrimi başlamıştır. ‘Endüstri 1.0’ dediğimiz bu olgu, su ve buharlı makinenin icadı ile ortaya çıkmıştır.  

 

İkinci sanayi devrimi dediğimiz ‘Endüstri 2.0’de ise elektrik gücünün 1752 yılında bulunması ve sanayide kullanılmasıyla birlikte ‘Fordist’ üretimin başladığını görüyoruz.

 

Üçüncü sanayi devrimi olarak nitelediğimiz ‘Endüstri 3.0’da ise bilgisayarın 1970’li yıllarda kullanılmasıyla birlikte otomatik ve elektronik cihazların yaygınlaştığını görüyoruz.

 

Bilgi teknolojileri ile makinelerin birleşimi sonucu 2011 yılıyla ‘Endüstri 4.0’ dediğimiz siber ve dijital devrimin başladığını müşahede ediyoruz.

 

2020 yılında ise insan emeğinin yerine ikame edilen duyarlı insansız teknolojilerin gelişimi ile birlikte ‘Endüstri 5.0’ dediğimiz yeni bir dönem ortaya çıkıyor. İnsanlık tarihi, insansız hava araçları, yapay zekâ ve benzeri buluşlar sayesinde başka bir evreye doğru evriliyor.

 

İnsanlığın toplumsal tarihiyle/ekonomik tarihini karşılaştırmalı olarak analiz ettiğimizde karşımıza daha çarpıcı bir insanlık tarihi ortaya çıkıyor. Artık bir ofise gitmeden çalışmak, seyahate çıkmadan gezip görmek, sahada bulunmadan oyun oynamak, konsere gitmeden konserin içindeymiş gibi seyretmek, pazara gitmeden alışveriş yapmak, savaş meydanlarını ve düşmanları görmeden uzaklarda savaşmak, paraya dokunmadan mal ve hizmet takasını sağlamak  vb. gibi olağan dışı alışkınlıkların olağanlaştığı bir tarihsel dönemeçten geçtiğimize şahitlik ediyoruz.

 

Bilimsel gelişmeler ve ilerlemeler olağanüstü hızla ilerlediği halde, ne yazık ki çağın değerlerden yoksun oluşu, insanı başka bir belirsizliğe doğru sürüklüyor. Yeni döneme ilişkin normların ne nasıl olacağına dair tespitlerimi inşallah bir sonraki yazımda irdeleyeceğim.   

Yazarın Diğer Yazıları