USD/TRY ABD DOLARI / TL
Alış    Satış
EUR/TRY EURO / TL
Alış    Satış
GBP/TRY STERLİN / TL
Alış    Satış
GAU/TRY GR ALTIN / TL
Alış    Satış
03 Ağustos 2023 Perşembe 09:31

Kademeli ‘Fiyat İstikrarı’ Süreci

Kademeli ‘Fiyat İstikrarı’ Süreci

27 Temmuz tarihinde TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan tarafından gerçekleştirilen 2023 yılının üçüncü ‘Enflasyon Raporu’ sunumunun elbette önceki sunumlardan ayrıldığı bir nokta var. Dikkatlerin üzerine çevrildiği bu sunum, yeni ekonomi yönetiminin mevcut sorunları algılayış biçimi ile enflasyonla mücadelede izleyeceği eko-politik rotayı da ortaya koymaya çalıştı. Pek çok kesim tarafından da fiyat istikrarı sürecinde izlenecek yeni rota gerçekçi ve olumlu karşılandı. Sayın Erkan; sunumuna, TCMB’nin temel amacı olan fiyat istikrarına vurgu yaparak başladı. İçinde bulunduğumuz dönemde Türkiye ve dünyada yaşanan dezenflasyon sürecinde emtia ve enerji fiyatlarındaki gerilemenin etkilerine dikkat çekti. Türkiye ekonomisinde istikrar süreci için de 2025 yılının sonrasını işaret etti. 

Seçim sürecinden sonra TL’deki değer kaybı başta olmak üzere, enflasyonu yukarı taşıyacak bazı gelişmeler yaşandı. Bunlar arasında kredi kartı harcamaları da dâhil olmak üzere bireysel krediler öne çıkıyor. Diğer taraftan seçim sürecinin son bulmasıyla birlikte iç talepte de bir güçlenme söz konusu. Hizmet enflasyonundaki atalet ise devam ediyor. Bu gelişmeler üzerine 2023 yılsonu enflasyon tahmini yüzde 22,3’ten yüzde 58’e revize edildi. Buna bağlı olarak 2024 yılsonu enflasyon tahmini yüzde 33 olurken, 2025 yılı sonu itibariyle de enflasyonun yüzde 15 seviyelerine gelmesi planlanıyor. Uygulanacak politikalar hızlı değil, kademeli bir geçişi işaret ediyor. 

Bu gelişmeler üzerine Haziran ayındaki yeni yönetimin ilk PPK toplantısında faiz artış süreci başlamıştı. Temmuz ayında faizler 250 baz puan daha arttırıldı ve politika faizi iki toplantı sonucunda yüzde 17,50’ye getirildi. TCMB, enflasyonla mücadele sürecinde politika faizi gibi tek bir araç üzerinden değil, farklılaştırılmış araçlar üzerinden mücadele etmeye kararlı. Bu kapsamda parasal sıkılaştırma süreci; a) faiz artırımı, b) miktarsal sıkılaştırma (zorunlu karşılık vb.) ve c) seçici kredi sıkılaştırması (taşıt ve ticari krediler vb. sıkılaştırma) çerçevesinde ilerliyor. Bu müdahalelerle birlikte güçlü iç talebin kontrol altına alınması, bu sayede de enflasyon üzerindeki baskıların hafifletilmesi hedefleniyor. 

Ancak özelikle yıllık cari açığın 60 milyar $ seviyesine ulaşması, kur üzerindeki baskıyı da arttırıyor. 2018 yılından itibaren, döviz kurlarından TÜFE’ye geçişkenlik yüksek. Bu konu üzerinde Enflasyon Raporu’nda da durulmuş olması önemli. Diğer taraftan hâlihazırdaki dezenflasyonist süreçte enerji fiyatlarındaki gerileme önemliydi. Ancak 27 Hazirandan günümüze brent petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 18 artış meydana geldi. Enflasyon raporunun petrol fiyatları öngörüsü 2023 yılı için 79,4 $ iken, 2024 yılı için de 76,3 $. Eğer küresel enerji fiyatlarındaki gelişmeler hedeflerin aksi yönünde ilerlerse, parasal sıkılaşmaya dönük kararlar Türkiye’de büyüme ve istihdam üzerinde olumsuz gelişmelere yol açabilir. OPEC+ ülkelerinin günlük üretim kısıtlamalarına gitmesi ve Çin’in ekonomiyi canlandırma yönündeki teşvikleri petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareketi devam ettirme potansiyelini güçlendiriyor.

Küresel ekonomiyi ve de Türkiye’yi ilgilendiren bir diğer konu da Tahıl Koridoru Anlaşması. Rusya, 17 Temmuz tarihinde anlaşmadan çekildiğini açıkladı. Son bir yıllık süreçte tahıl tedariki ve fiyatları üzerinde olumlu etkileri olan Tahıl Koridoru Anlaşması’ndaki belirsizlik, gıda ve hammadde fiyatlarında da belirsizliğe yol açabilir. İlerleyen süreçte bu etkilerin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak; kademeli fiyat istikrarı sürecinde enerji fiyatları ile tahıl fiyatları çerçevesinde iki öngörülemeyen riskin etkileri de enflasyon tahminleri/hedefleri üzerinde belirleyici olacaktır.  

Yazarın Diğer Yazıları