USD/TRY ABD DOLARI / TL
Alış    Satış
EUR/TRY EURO / TL
Alış    Satış
GBP/TRY STERLİN / TL
Alış    Satış
GAU/TRY GR ALTIN / TL
Alış    Satış
02 Ağustos 2021 Pazartesi 09:25

KİMİN ENFLASYONU?

KİMİN ENFLASYONU?

Enflasyon: bir ülkede / bir şehirde belli bir dönemde fiyatlar genel seviyesinde meydana gelen artıştır. Aynı zamanda satın alma gücünde meydana gelen azalmayı da ifade eder. Diğer bir ifadeyle paranın değer kaybının da göstergesidir.

Teknik detaylara girmeden, haberleştirilen, ekonomi yazılarında ve muhabbetlerde genelde karşımıza çıkan ve de halkın genelini ilgilendirmekte olan iki kavramı açıklığa kavuşturmak faydalı olacaktır.

Bunlardan birisi: Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE); hane halklarının kullanımına/ tüketimine yönelik mal ve hizmet fiyatlarının zaman içindeki değişiminin ölçülmesi sonucunda ortaya çıkan rakamsal veridir.

Ülkemizde yaşayan ya da ülkemizde misafir olarak bulunan kişilerin kullanmak ve tüketmek maksadıyla satın aldıkları mal ve hizmetlerde belli dönemde meydana gelen fiyat artışıdır.

TÜFE, doğrudan halkı daha çok ilgilendiren veridir denilebilir.

TÜFE, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 415 madde dikkate alınarak, daha önceden yapılmış olan hane halkı tüketim anketinde (3 yılda toplam 45 bin hane ile yapılan anketin neticesi) elde edilen veriler esas alınıp her bir harcama kalemine belli ağırlıklar yüklenerek hesaplanmaktadır.

TÜFE’de, yurtiçinde mal ve hizmet tüketmek amacıyla yapılan, tüm nihai parasal tüketim harcamaları esas alınmakta, endekste 81 il merkezinin tamamını da içeren toplam 225 ilçeden fiyat derlenmektedir. TÜFE kapsamında ayda 27 980 işyerinden 550.632 fiyat derlenmekte ve 4.274 kiracı endeks kapsamında takip edilmektedir.1

Hesaplamalarda, coğrafi bölge ve gelir grubu ayrımı yapılmayıp, mal ve hizmetlerin peşin ve vergiler dâhil fiyatları dikkate alınmaktadır.2

 

Diğeri ise: Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE); Belirli bir dönemde ülke ekonomisinde üretimi yapılan ve yurt içinde satışa konu olan ürünlerin üretici fiyatlarını zaman içinde karşılaştırarak fiyat değişimlerinin ölçülmesi sonucunda ortaya çıkan rakamsal veridir.

Yurt içinde üretimi yapılan, madencilik ve taş ocakçılığı, imalat, elektrik ve gaz, su temini kapsamındaki ürünlerin, KDV, ÖTV vb. dolaylı vergiler hariç, peşin satış fiyatları esas alınarak hesaplamalar yapılmaktadır.3

 

Kısaca, TÜFE vatandaşın enflasyonunu, ÜFE ise üreticinin enflasyonunu ifade etmektedir. Bu sebepten dolayıdır ki, her ay açıklanan her iki veri genellikle birbirinden farklılık arz etmektedir. Misalen, 2021 yılı Haziran ayı sonu verilerine göre yıllık TÜFE % 17,53  ÜFE ise % 42,89 olarak hesaplanmıştır.

Özellikle ÜFE’nin bu kadar farklı çıkmış olması; üretim maliyetlerinde meydana gelen artışın tamamının nihai fiyatlara yansıtılmadığını, önümüzdeki dönemlerde bu farkın fiyatlara yansıtılması neticesinde TÜFE’de hedeflenen düşüşün gerçekleşmeyeceğine işaret etmektedir.

Enflasyonun iktisadi ve sosyolojik birçok menfi etkileri olduğundan, ülkelerin ekonomi yönetimleri enflasyonu düşürmeye ve düşük enflasyonu da kontrolde tutmaya yönelik çaba içinde olurlar.  

Enflasyonun etkilerini şu şekilde özetlemek mümkün olup, bunlara ilaveler de yapılabilinir:

Gelir dağılımında adaletsizliğinin artması,

Kamu ve özel sektörün borçlanma maliyetlerinde yükseliş,

Reel gelirlerde gerileme, yani satın alma gücünün düşmesi,  alt gelir gruplarında geçim sıkıntısına sebebiyet verme,

Tasarrufların düşmesi buna bağlı olarak  yatırımlarda düşüş,

Yatırım yetersizliğinin sebebiyet vereceği işsizlik,

Başta ekonomi yönetimi olmak üzere genel yönetim erkine karşı oluşacak güvensizlik,

Gelecek kaygısı…

Ülke sathında yapılan anket çalışmalarında “en önemli problem” sualinin cevapları içerisinde; enflasyon, zaman zaman önem sıralaması gerileme göstermiş olsa bile genellikle ilk üçte yer almaya devam etmiştir.

Her ay açıklanan enflasyon verilerinin doğruluğu konusunda genel bir memnuniyetsizlik ifade edilmekte olup, bu memnuniyetsizliğin/şüpheciliğin temel sebepleri olarak;

Muhalefet pozisyonundaki parti ve teşekküllerin bilimsel veriye dayanmayan suçlayıcı açıklamaları,

Alt gelir gruplarının tasarruf imkânlarının olmaması günlük iaşe ve ibatelerini karşılamada karşılaştıkları sıkıntılar ve süreklilik arz eden reel gelir kayıplarının getirmiş olduğu sıkıntıların dışa vurumu,

Özellikle sabit gelirlilerin ekonomik büyümeden pay almamaları (genelde ücret zamları enflasyon oranı kadar olmaktadır) buna karşılık ekonomik büyümenin getirdiği tüketim harcama çeşitliliğinden mahrum olma durumu…

Ekonomi yönetiminin bir parçası olan T.C. Merkez Bankasının neredeyse her ay değişen ve artık güven telkin etmeyen enflasyon tahminlerinin yanısıra, işin uzmanlarının bile anlamayacağı karmaşık cümlelerle ifade edilmeye çalışılan gerçekte ise hiç kimsenin derdine merhem olmayacak karmaşık açıklamalarının beslediği iktisadi belirsizlik...

Hesaplama çeşitliliği değişse de hesaplayan kurum sayısı artsa da enflasyon kontrol altına alınmadığı müddetçe; bir taraftan  yukarıda saydığımız tahribatları yapmaya devam edecek, diğer taraftan da açıklanan verilere olan itimatsızlık hoşnutsuzluk sürecektir.

Rakamsız, istatistiki verilen bu kadar az olduğu bir enflasyon yazısı biraz yavan oldu.

Bir sonraki yazımızda enflasyonun seyri, mukayesesi ve ileriye dönük tahminleri ihtiva eden konularda yazabilmek umut ve niyetiyle…

Yazarın Diğer Yazıları