USD/TRY ABD DOLARI / TL
Alış    Satış
EUR/TRY EURO / TL
Alış    Satış
GBP/TRY STERLİN / TL
Alış    Satış
GAU/TRY GR ALTIN / TL
Alış    Satış
03 Ağustos 2021 Salı 12:04

Toplumsal üzüntümüzde dahi siyasi rant peşindeyiz

Toplumsal üzüntümüzde dahi siyasi rant peşindeyiz

Günlerdir ciğerimiz yanıyor, memleket yanıyor, kan ağlıyoruz gibi her orman yangının da klasikleşmiş sözleri duymaktan bıktık artık.

Aynı anda çeşitli yerlerde çıkan yangınlar sıcak hava ve rüzgarın da etkisiyle korkunç boyutlara ulaştı.

Hal böyleyken dahi yangından, acıdan, göz yaşından siyasi rant devşirmeye çalışanlar var.

Neymiş efendim, bu iktidar gitsin de isterse Türkiye yansınmış.

Vay be...

Siz ve sizin gibi örümcek kafalılar böyle düşündükçe iktidarın gücüne güç kattığınızın farkında mısınız?

Her geçen gün memleketi yaşanılır olmaktan çıkartabilmek için ne gerekiyorsa yapmaktan hiç çekinmiyoruz.

Yıllardan beri çevre ve küresel ısınmaya doğru gidilen tehlikeli süreci ve dünyadaki gelişmeleri, bizleri bekleyen felaketleri haber yapıyoruz.

Büyük kalabalıkların siyasetin günlük kavgalarından birazcık da olsa başını kaldırması gerektiğini ve üzerinde yaşadığı toprağı, ormanları, havayı ve suyu kirletip tüketerek memleketleri cehenneme çevirenlerin kazanma alışkanlıklarının artık sona erdirilmeli.

Mehmet Soysal'ın verdiği şu örnek gibi...

Tilkinin bestelediği 40 türkünün 39’unun tavşan üzerine söylediği gibi ya iktidar propagandisti ya da kronik muhaliflerin çıkardığı gürültülerinin önüne geçemiyoruz.

Deprem olunca depremi, sel olunca seli, göç yüzünden sınır kapılarımıza dayanan milyonlarca insanı ekranlarda görünce demografik yapı tehlikesini, yangınlar çıkınca ağaçları, hayvanları, denizleri, dağları, nehirleri aklımıza getirmeden bıkmadık.

Siyaset ve spor arasında denizin dalgaları gibi gidip gelen büyük kalabalıkların sorumsuzluklarını gördükçe boşuna yırtındığımızı da fark ediyoruz.

Yine de suyun nasıl kirletildiğini, çevrenin nasıl katledildiğini, ormanların nasıl yakıldığını, şehirlerin nasıl betonlaştırıldığını, ağaçsız nasıl bırakıldığını yazmaya devam ediyoruz.

Havayı nasıl kirlettiklerini, filtresiz bacalardan çıkan kimyasal felaketleri de...

Nükleer denemeler, füzeler, kimyasal silahlar, laboratuvar ortamında üretilen virüsler, ilginç deneyler ve kimyasal ilaçlarla tarım yapılmaya devam ediliyor.

Dünyayı yaşanmaz kılanlar şimdi gözlerini Mars ve Ay’a dikmiş.

Su, hava, toprak arıyorlar.

Yaşanabilir başka yer arayışlarını sürdürüyorlar.

Bilmiyorlar ki, önünü görmeyenlerin öteleri görebilme hakları olmadığını.

Ülkemiz de büyük bir toplumsal üzüntüye neden olan orman yangınlarının çıkış sebepleri tespit edilip önlemler alınmalıdır.

Çünkü her seferinde ormanları değil kendi geleceğimizi yakıyoruz.

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları